-
HÜSEYİN YILMAZ
Tarih: 18-12-2025 15:13:00
Güncelleme: 18-12-2025 15:13:00
Dünya genelinde yaşanan olaylara ve bu olayların perde arkasına baktığımızda, işlerin pek de iyi gitmediğini ve yakın gelecekte bizi daha sakin günlerin beklemediğini düşünmek kaçınılmaz hâle geliyor.
Bu endişelere kapılmakta, ne yazık ki sonuna kadar haklıyız.
Zira dünyada yaşanan gelişmelerin artık bir doruk noktasına doğru hızla ilerlediğini görüyoruz. Normal şartlarda uzun vadede yaşanması beklenen birçok olayın, beklenenden çok daha kısa sürede ve ardı ardına gerçekleşmeye başlaması bu kaygıyı güçlendiriyor.
Geliniz, dünyanın bugün geldiği noktaya nasıl ulaştığını birlikte yeniden hatırlayalım.
Geriye dönüp baktığımızda, küresel gerilimin tırmanışına giden sürecin bazı önemli dönemeçleri şunlardır:
1. İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesi, ardından yeni dünya düzeninin kurulması ve bunun neticesinde Orta Doğu’nun kalbinde İsrail devletinin oluşturulması.
2. Arap-İsrail Savaşı’nın patlak vermesi ve Arap devletlerinin İsrail karşısında ağır bir yenilgi alması.
3. Camp David Anlaşması ile Mısır ve İsrail arasında normalleşme sürecinin başlaması.
4. İran’da rejim değişikliğine gidilmesi ve yeni rejimin kurulmasının hemen ardından İran-Irak Savaşı’nın patlak vermesi.
5. Soğuk Savaş’ın en büyük gücü olan Sovyetler Birliği’nin 26 Aralık 1991’de dağılması ve bunun sonucunda dünyanın tek kutuplu bir yapıya evrilmesi.
6. Berlin Duvarı’nın yıkılması ve Doğu ile Batı Almanya’nın birleşmesi.
7. Avrupa Birliği’nin genişleme politikasıyla Balkan ülkelerini bünyesine katması ve bu yolla Rusya’nın olası siyasi etkisini sınırlama çabası.
8. ABD’nin Birinci Körfez Savaşı ile Irak’a müdahalesi, sonrasında uygulanan ambargolar ve nihayetinde 2003 yılında İkinci Körfez Savaşı ile Irak’ın fiilen parçalanması ve rejim değişikliği.
9. 2008 yılında tüm dünyayı sarsan küresel ekonomik kriz ve dünya ekonomisinin derin bir darboğaza girmesi.
10. 2020 yılında COVID-19 salgını nedeniyle küresel çapta kapanmalar yaşanması ve devletlerin ağır borç yükü altına girmesi.
11. İran ile İsrail arasında yaşanan ve günler süren karşılıklı sıcak çatışmalar.
12. 7 Ekim 2023 sonrası Gazze’de masum sivillere yönelik saldırılarla derinleşen insani trajedi.
13. ABD’nin Latin Amerika’da, özellikle Venezuela üzerindeki askeri ve siyasi baskıları ve yer altı kaynaklarına yönelik çıkar arayışı.
14. Yaklaşık üç yıldır devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Avrupa kıtasına etkileri ve çatışmanın yayılma riski.
15. Kuzey Avrupa’da giderek tırmanan askeri ve siyasi gerilim.
16. Güneydoğu Asya’da hiç olmadığı kadar artan tansiyon ve bu gerginliğin sertleşerek devam etme ihtimali.
17. Tüm küresel aktörlerin iştahını kabartan Doğu Akdeniz’deki değerli yer altı kaynakları ve bölgenin adeta pimi çekilmiş bir bombaya dönüşmesi.
2028 yılından sonra dünya siyasetinde beş başkentin adını çok daha sık duyacağımızı düşünüyorum. Bu başkentler; Londra, Moskova, Ankara, Pekin ve Washington olacaktır. Yeni dünya düzeninde rolleri belirleyecek ve küresel siyasete yön verecek merkezlerin bu başkentler olacağı kanaatindeyim.
Bu listeyi daha da uzatmak mümkündür. Ancak yalnızca yukarıda sıralanan gelişmelere bakıldığında bile, dünya genelindeki gerilimin İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen sonra sistematik bir şekilde artırıldığını açıkça görmek mümkündür.
Yani bugün yaşananlar ani bir sürecin sonucu değildir. Uzun yıllardır devam eden bu gerilim, artık doruk noktasına ulaşmaya çok yaklaşmıştır.
Umarım yanılan ben olurum.
Hürmetle.
- Yeni Sistemin Yeni G-7 Ülkeleri
- KIYAMET SENARYOSU
- KAOS YILI 2026
- AVRUPA’DA YÜKSELEN TANSİYON VE YENİ GÜVENLİK PARADİGMASI
- 2026 Yılına Dair
- Yeni Çatışma Bölgeleri
- Koşar Gelen Felaket: Nufusun Artmaması
- Yeni Dönemin Kodları ve Değişen Dengeler
- İkinci Soğuk Savaş Dönemi
- ONLAR, ÖNCÜLER... ÖNDE GİDENLER
- Kıbrıs'a Dikkat: Tarih Tekrar mı Ediyor?
- BÜYÜK KAOS